Dolandırıcılık Hikayeleri 3

Yıllar öncesinden bir çek hikayesi...

80'li yılların başı, Türkiye daha bilgisayarlar ve online bankacılıkla tanışmamış. O dönemde çekler tek tip basılır ve her şube üzerine kendi kaşesini basardı. Bu kaşede çek hesabının bulunduğu banka şubesi ve telefon numarası yer alırdı. O zamanlar bankalar başka şube (ya da şehirdışı) çekler için telefonda provizyon alıyordu. Tahsilatı yapacak kişi, şubeye çeki verdiğinde banka memuru teyit almak için
fihristi açıp telefon numarası aramak yerine işin kolayına kaçıp, direkt olarak çek üzerindeki telefon numarasını aradığında zokayı yutardı.

Bir dönem bankerliğe de soyunan o dönemin ünlü dolandırıcısı Y. bu sahtekarlığın mucidiydi... Y. sahte bir mühür yaptırıp, "Şu banka, bu şube ve bir telefon numarısı" yazdırmıştı. Bu çek koçanıyla da piyasaya kısa sürede epeyi çek dağıttı. Ne var ki çekin üzerindeki telefon evinin telefonuydu. Bir banka memuru telefon açıp "Y. Bey'in hesabı şu kadarlık çeki ödemeye müsait mi?" diye sorunca, bizzat KENDİSİ "evet müsait" diye cevap verir, para da trink diye ödenirdi. Y. bu yöntemle piyasayı ciddi miktarlarda çarptıktan sonra bir tesadüf eseri yakalandı.

Bir gün provizyon için arandığında telefonu evdeki 6 yaşındaki oğlu açmıştı...